Tek Taş..?? Hayatımda gördüğüm tek taş sensin…

Yazmayacağım… İnanın istemiyorum. Belki yaşamdan çok uzaklarda segilenen suni dünyanın sanal mutluluklarından bahsedebilirim ben de. Vaktimi bunlara ayırabilirdim…  Ben de inanıp, kapılıveririrm bu şaşkın sulara… Ama yapmıyorum. Üstüme gelen bu çok kuvvetli yalanlar nehirinde bir dala tıutundum, boğulmamaya çalışıyorum… Belki biri de sesimi duyar da çekiverir diye bağıra çağıra yazıyorum.

Herkes, herşey kendi dertlerine düşmüş yangın yerinden mal edinme, canını kurtarma derdinde. Kim duyacak beni.. Hadi duydu. Kim el atacak ? Kimse… O yüzden gerçeği itiraf etmek gerekirse ben yalnızlığıma sarıldım. Bir dalı tuttum sıkıca çünkü yaşam denen armağının hakkını vereceğim… Görmeyene göstereceğim, anlamayana anlatacağım.

Bir gün sen de görürsen ki bu nehir seni de sürükleyecek, anlarsan bunu ve bağırırsan o koca boşluğa. Ben senin elinden tutup çekeceğim.

Bu dünya Aşk’ı bile hızlı tüketim malzemesi yaptı. Aşk artık sözlerin sığlığında can çekişiyor. O kadar sığ ki, sözler söyleniyor ama o kelime daha kalbine gidemeden yok oluyor. Sevişmek artık teknik sınavlardan geçmesi gereken seviye belirleme testi… Maç mı yapıyoruz yahu.. Pozisyon zenginliğimiş !!! Kimlerden bahsettiğimi herkes bilir ve zaten onlar bunları üstüne alınmayacak olanlardır. Ama herkes bu toplumun üstüne kabus gibi çöken cinsel kompleksin farkında…

Şöyle bir bakıyorum da; Herkes bir türlü mutlu olamamanın verdiği bir burukluk yaşıyor içinde ve sebeplerini sorguluyor. Kendilerine bıçaklar saplayarak geçmişlerini öldürmeye çalışıyorlar. Etraflarında insan çok, ama kalplerinde yalnız, kahkahalarında dış ses kullanıyorlar… Aşırı sosyal olarak, içkiler eşliğinde vitrin mankenleriyle vakit geçiriyorlar. Umutsuzluklar öyle büyümüş ki içlerinde artık onları kendi değerleri sanıp koruyanlar bile var… Var arkadaş…Ve bunlar bir avuç değil. Bir memleket dolduracak kadar çok… İçlerinde iyi sözler, düşünceler barındırırlar, aşk filmlerinden rol çalmayı çok severler. Halka arz edilmiş bir giyim anlayışları vardır. Kendim için değil hepsi senin için diye bağırırlar adeta… Seni de kendi kalpleriyle değil, Sosyal atmosferin ortak rating ölçümlerine tabi tutarak değerlendirirler… Ellerindeki parayı ( varsa tabii) bu değerlere harcarlar ve bankalara değil, kendi ruhlarına borçlanırlar… İşte her borç ödenir, o faiziyle büyür. Kapanmaz… Bir de değişik bir özellikleri vardır. Hepsi yaşlanmaktan korkar. Niye? Ben söyleyeyim: Çünkü oynadıkları oyun, hayat onların vücutlarında izlerini belli etmeye başlar. Tut bir ucundan gerelim şunu desen de artık gözlerinin altında seni daha da değerli yapacak çizgiler vardır.Ama göremezsin. Gitmez. Sen gerdir. Gözlerine gerçekten bakan sadece kafasını çevirir ‘ah yazık’ diyerek…

Sana söylemek istediğim de bu işte: Dünya bu değil, yaşam bu değil… Yıllardır biriktirdim dediğin ama aslında harcadığın sen, artık sen değilsin… Sanal dünyanın hiç olmayan hayalleri içinde uykuya dalmış ve belki de hiç uyanmayacaksın Allah taksiratını affetsin… Ben affetmeyeceğim çünkü sadece kendine değil, etrafına da zarar veriyorsun…

Bir dialog ve bahsi geçen tipleme:

Kız: Bana tek taş alacaksın değil mi

Erkek: Hayatımda gördüğüm tek taş sensin..! Kız güler:

Erkek: Sana, Seni getirmemi istermisin !

Cevap yok… Çünkü o diye bir şey yok..Nasıl cevap versin !

Argün albayrak

  1. #1 by nillllllll on 14 Haziran 2010 - 08:45

    :) :(

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: