Babam’dan kısa kısa:

Babam bir Onkolog. Bilimsel olarak çok çalışmış, emeklerini bir değere dönüştürme şansını yakalamış ve en önemlisi hasta—Doktor kavramının insani boyutunu yaşamıyla tüm meslektaşlarına ve hastalarına göstermiş bir şahsiyet…

Bu çalışmalarından biri de 4T kavramı idi. Bu kavram içinde biraz da benim mesleki ilgim olduğu için unutamam. 4T;

Tetkik, Teşhis, Tedavi ve Takip anlamına gelen bir bütünün adı. Hasta ve doktor bağını böyle tanımlar ve tüm hastalarına bu kapsamda yaklaşır ve öğrencilerine de bunu aşılardı. Halen saygı ve sevgilerini ifade eden bu insanları sevgiyle selamlıyorum.

4T bir sürecin başlangıcını ve nihayete ermeyen bir devamlılık olduğunu anlatıyor. Hastaya karşı hassasiyetin inceliklerini öğreten bir ilişkinin yapı taşlarını gösteriyor. İnsani anlamda da ders veriyor. Diyor ki:

Önce iyice araştır, araştır ki öğren ve anla. Sonra sorunu çöz ve çözdükten sonra da mutlaka takibini yap. Benim açımdan her meslekte, her insani ilişkide ve yaşam aritmetiğinden sağlam sonuçlar alabilmek için bir Altın Formül niteliğinde…

Bunların tümüne ehemmiyet veren bir insan olursanız başarılı, huzurlu olursunuz ve daha da önemlisi kalbiniz insan sevgisiyle dolar. İşinizi, arkadaşınızı, ailenizi yüceltirsiniz. Bu son dönem insanlarının kullanma kılavuzlarında olmayan bir bütünlük malesef.

4T, mesleki anlamda içinde bir çok görünmeyen bilgi taşıyor. Bu sebeple tıbbi bir değer.

Bazı kişiler; dur yapma ne yapıyorsun? İnsanlar çalar bunu dediler: Ben de çalamazlar ancak öğrenirler dedim… Bilginin ticari değeri hiç ona göre bir kavram değildi. Dedim ya; Gönül kasası ağzına kadar dolu diye. Ama bilinmesinde fayda var ki; Ben bu kavramı müsadesiyle aldım ve bir reklam kavramına dönüştürdüm. Müşterimize de bunu hatırlattık ve belki de İlaç sektörünün en başarılı kampanyası oldu o dönem…Onun bir şiiriyle veda ediyoum:

DEĞİŞTİ

Yalnız biz değiliz dostlar, değişen,

Önce evvel, sonra ahir değişti.

Bahçeler bir garip, güller bir garip;

Bülbülün çektiği kahır değişti.

Zevkler havuza atılmış bir dal,;

Dün ne idik, ya rab, bu gün bu ne hal?

Dillerde, gözlerde, kadehte melal;

Hayyam’ı mest eden zehir değişti.

Neden yaratsın Tanrım bu farkı?

Bir hızlı tempoda şimdi her şarkı.

Duysa bizi Itri acep ne der ki_

Dilde saba, hicaz, mahur değişti.

Bir şey var, çok güçlü, vermiyor aman,

Pençesi insanın yüzünde her an,

Nasıl teslim oldu ona Süleyman

Kadere hükmeden mühür değişti.

Ayfoğan Albayrak, 1985

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: