2. BÖLÜM…. YARATICI BAKIŞ HAYAL Mİ, EVRENSEL BİR MUAMMA MI?

Yazının ilkl biölümünde yaratıcılığın aslında insan olmanın bize verdiği bir güç olduğunu farklı nokatalardan tanımlamaya çalıştım. Yaşama bakış açısının değişkenliklerinden bahsettim. Şu örnekle her zaman karşılaşırız: Ajans içince bazen denir ki: Şunu düşünüyorduk, fikir çaycıdan çıktı! Bu, şunu anlatıyorr. O an ihtiyaç duyulan minicik bir bakış açısı anlık ve üstünde hiç düşünmeden oluşabiliyor. Ancak görevin yaratıclık ise bu her an senden beklenen bir şey ve yaratıcı da hayata baktığı koltuğu hangi yöne ne zaman ve nasıl çevireceğini bilen kişi olmak durumunda… Pat diye her zaman gelmiyor bu fikir denilen şey!

Yazının birinci bölümünde bir Jules Verne örneği vermiştim ve çocukluğun temel gelişindeki yerine işaret etmiştim. Hayalgücü, ilmin başlangıç noktası. Herşey hayal etmekle başladı. Yaratıcılık sizin çocuksu iç güdülerinizle bir konuyu ele almanızdan ibaret. Bu sebeple, reklamda yaratıcılık hayalgücünün biligiye, maddeye dönüşümü dersek çok ta abartmış olmayız.

Tüm bu anlatımlar yaratıcılığı meslek edinmiş insanlara bir öğreti niteliği taşımıyor. Bunları, biraz da yaratıcı insanların karmaşık dünyalarını tanımlamak için yazıya döküyorum. Bu işin, bir iş veya meslek olmadığını, onun çok üstünde bir kişilik olduğunu ve de zamanla bilgiyle dolan bir yaşam biçimine dönüştüğüne işaret etmek sanırım yanlış olmaz. Bunların tümü psikanalistler ve pedagoglar tarafından da onaylanmıştır. Herşey henüz bir hamurken şekil alıyor. Çocuklukta kullanmaya başladığımız hayal gücü ile rasyonel çözüm bulma yetimiz ileride bizi hayata farklı yönlerden bakan bir birey haline getirebiliyor. Tüm iş camiası da bu içgüdüsel yönetimi gördü ve yaratıcılık artık sadece reklam alanında değil, tüm mesleklerde kişiyi ön plana çıkartan bir kişisel özellik halini aldı.Tıp, fizik ilimler başta olmak üzere bir çok meslekte,  bu özellik kişiyi ( organize kullandığı takdirde) ayrıcaklı yapar.

Biraz da esprili yanından ele alalım. Bu kişiler sık sık dalarlar bir noktaya, ördek nedir derseniz size armut diyebişir ve mutlaka şaşıraağını bir biçimde bunu niye söylediğini anlatabilir. Genelde uyumsuz ve tepkili olabilir ama zarar veren bir hamlede bulunmaz. Duygusaldır. Yani bu tipler, string teosinde de tanımlamaya çalıştığım gibi; tam bir muammadır.

Bir de yatacılığı taklit ederek yaşamaya çalışanlar var. Onlar ayrı bir konu. Kimseyi kırmak, dökmek niyetinde değilim çünkü bu üklenin gerçeği malesef. Üretememek, beslenmek ve taklitçi özellikleri taşımak bir yaşam biçimi ve iş dünyasında buna sıkça rastlamak mümkün…Oysa ellerinde her malzeme var. Yapamıyorlarsa bu bir genetik sorunuı. Çok takmamak lazım. Sadece bu işi yapmasınlar yeter…Geçenlerde bir arkadaşım bir not göndermiş: Aynen şöyle; birisi kizlar kampanyalarinizi gorebilir miyim der, birisi bir 19’luk buldum kendime butun haftasonu hic durmadan…der, ne olmus bu reklamlarin hali, ben birsey mi kacirdim arada ?….

Bunlar Türkiyenin en büyük reklamverenleri ve onların yaratıcılık adına düştükleri sevisesizlik. Gerisini siz ve tabii bunu yapanlar ile onayını verenler düşünsün… Demek ki bu işi seven, kendini bilenler bunu böyle görüp, ah ediyor…

argün albayrak

  1. #1 by evrimerkan on 23 Kasım 2010 - 15:20

    Gözünüze sağlık hocam, ve birde eklemek isterim ki bu yaratıcıların o çocuksu saflığını kullanmaya çalışan,
    taklitin ötesinde bir canavar kesim var malesef ticari bakamıyoruz hayal dünyasında olduğuz için bu işe ” dediğiniz gibi bunu iş olarak görmüyoruz ” ötesinde bu durum ise piyasa tarafından kullanılmamıza sebeb oluyor… YADA EVET TECRÜBE EDİNMEDEN BÜYÜYEMEYİZ!

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: