Cehalet Erdemdir… Ve bilginin köleliği üzerine.

İnsanlık değişen bir yola girdi. Eskisi gibi değil çoğu şey. Farkındamısınız. Bilgi ve Cehalet kendi istekleriyle terazide yer değiştiriyor. Şu filmlere bile sık sık konu olmaya başlayan: Cehalet Erdemdir yaklaşımı nedir gerçekten? Üstünde çok ça tartışılabilecek bir konu olduğundan şüphem yok.

Cehalet artık günümüzde bir felsefe haline dönüşmeye başladı. Yaşam odaklı, ihtiyaçların karşılanmasının yeterliliğini savunuyor bir anlamda. Diğer tarafa ta Bilgi var. Yani medeniyetler kuran, yıkan, buluşlar yapan, inceleyen, öğrenen ‘bilgi’. Tüm bu gelişimlerin kötü huylu bir virüs gibi insanlığı kemirdiği söylense de insanoğlu bilginin verdiği tüm nimetleri kullanmak konusunda da hep önde gider nedense… Cehaletin bir erdem olduğu yaklaşımına baktığımızda da; aslında bunun da bir bilgi birikiminin sonucunda ortaya atılmış bir tez olduğunu unutmayalım. Çünkü cehalet bir felsefe değil, bir yaşam modelidir. Bilgi’nin bir özelliği var. O da insanın onu değerlendirme ve kullanma şekli. Doğrusu herşey yolunda görünse de makro hakimiyet düşüncesi bu kavramı kötü niyetlerin bir silahı olarak gördü her zaman. Ama insan birey olarak ele alındığında bu kötü niyeti içermeyen bir varlık. Sadece sürü psikolojisi içinde kaybolduğundan görülmüyor ve duyulmuyor. Bu aslına bakarsanız o kişiyi bilginin ve gidişatın ancak bir kurbanı olarak tanımlayabilir.

Tüm insan genetiğini araştıran bilimler kanıtladı ki, doğada her canlının bir savunma mekanizması var. İnsanınki de ‘Akıl’… Tüm bilgi kavramlarımızda bu temele yaslanarak büyüdü ve gelişti. Yanıi aklımızı kullanarak ev yaptık, hayvanları yenmek, korumak ve yemek için silah yaptık… Yüzyıllar içinde gelişen bigi bu temel kavramlar yerine başka bir şeyi getirdi: O da ‘ Rahatlık ‘ kavramı… Son yüzyıl bilginin insanlığa sunduğu tüm kavramlar hep bunun üzerine kurulu. Lüks ev, rahat yatak, hızlı araba, kolay yemek, eğlence, hizmetin sektörleşmesi…

Hal böyle olunca insanlar arasında da bir ‘rahatlık’ bir olmazsa olmaz haline geldi ve rahatlık kavramı insanların birbiri arasında kıyasladıkları bir şımarıklığa dönüştü. İnsan doğayı yenmiş olmanın verdiği rahatlığı yaşayan bir şeye dönüştü kısacası.

Şu tanım yanlış olmaz: Rahatlığın verdiği şımarıklık; kendi içinde bilginin ürettiği bir sanal mutluluktur. Bu insnlar arasında öyle çok rastlayabileceğimiz bir durum ki bundan BİLGİ sorumlu tutuluyor. Carl SAGAN’nın Bilimin Mum Işığında isimli kitabi bu konuda bir tokat gibidir.

Bir ayrım gözden kaçmamalı diye düşünmeden edemiyorum: Gerçek bilgili insan için yaşam son derece yalın. Onlar bilgiyi bir rahatlık adına değil, hayattan zevk almak adına bir felsefe ağacı gibi görürler. O hayata bir şiir gibi duygularını katarlar. Tekrar bakarlar yaşadıkları şeylere ve anlayarak nefes alırlar… İnsan olarak, basit ama bilgili yaşamak mı cehalettir yoksa bilinçsiz yaşamak mı… yoksa rahatlıktan şımarmış ve insan olma erdemlerini unutarak yaşamak mı? Benim cevabım son şık… Çünkü bilgili insan şunun farkındadır: Her cehalet içinde olan bilgisizdir denilemez. Onlarda insanlık erdemlerini yaşatan bir sadelik vardır. Bizler, ozan olan bir toplumun çobanlarıyız. Nasıl yaşanması gerektiğinin bilgileri insanidir ve şiirseldir.

Albert Einstein’a sordukları ve onun verdiği cevap önemli: Ben Tanrı’yı anlamak için çalışıyorum.

Bu hikayeyle bitirmek güzel olur: Gözünü yıllarca para hırsı bürümüş zengin bir işadamı artık yeter demiş: Çalışmayacağım ve bir sahil kasabasına yerleşeceğim. Gerçekten de gider ve ilk gün sahile iner. Bir fakir balıkçıyı görür ve onunla balığa çıkar. İşadamı daha fazla duramaz ve adama der ki:

Niye böyle yapıyorsun. Gel sana bir ağ alalım. Çok balık tut. Onları pazarda sat. Sonra kazandığın parayla tekneni büyüt, daha çok kazan.. Sonra bir tekne, bir tekne daha ve sonra bir fabrika aç bu balıkları konserve yap ve sat… Ondan sonra keyif içinde gel köyüne… demiş. Köylü gülümseyerek işadamına dönmüş ve:

­Eee…Şimdi ben ne yapıyorum peki ! demiş…

Cehalet, bilinçsizlik değil sadece dünya şımarıklığını elinin tersiyle itebilen bir erdemdir !

Argün albayrak

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: