İnanç, insanın kalbinde yaptığı bir buluş ve aklıyla geliştirdiği bir ilimdir…

İnanç, insanın kalbinde yaptığı bir buluş ve aklıyla geliştirdiği bir ilimdir…

Allah çarpar oğlum yapma, yazma… İşte inanç hikayelerimiz bu sözlerle başladı…İlk babannem hem maşallah dedi hem de aynı anda yüzüme tükürdü… Kınalım Erzurum yaylarında dünyaya gelmiş, hiç kimseye zarar vermemiş mütevazi bir yaşam sürerken kesiverdiler gözümün önünde. Kanı da alnıma yapıştırılıveridi…Bu cinayet anına bir imam arapça eşlik etti.. Tanıklar sessiz ama aktif idiler. Bir de yetmiyormuş gibi bacacığından asıp sallandırdılar… Geldim bu yaşa. Aradaki hikayeleri anlatmayacağım. Herkesin zihninde var zaten ama diyorum ya yaş artık Kırk. İnsan birşeyler değişmez diyor elbette ama gelişmez mi hiç diye sormadan da edemiyor. Malesef o da yok…

Tüm bu korku temelli yaklaşımlardan sıyrılmak sizi resmi olarak ta  ateist yaptığı için, toplum nezninde iş, aş, hukuk ve önyargı engelleri önüne çıkıveriyor. Sonuç olarak toplum size bu gözlüklerle bakıyor, değerlendiriyor. Onlar için yapacak hiçbişeyiniz yok. Onlar öyle.

Peki sen. Sen nesin?

Kimseyi yargılayamam, haddime düşmez. Sadece birşeyler anlatacağım sana, vaktin var mı derim:

Dünyaya düştün pat diye,  yalnız biri olarak düşün kendini. Ne yapacaksın, nereye gideceksin? Burada ne yapacaksın, kendini nasıl koruyacaksın, kimi seveceksin, ihtiyaçların ne olacak… Hiçbirini bilmiyorsun… Ne yapacaksın? Bağırsan bağıramazsın çünkü sadece sen varsan kelimeler ağzından çıksa ne yazar… Cevabı bende;  istersen fısıldayayım kulağına:

İnanacaksın ! Peki ama neye ? dersen, anlatayım :

Önce bir etrafına bakacaksın, nasıl oluştuğunu düşüneceksin? Her sabah doğan güneş niye bunu tekrarlıyor, bu yağan yağmur nasıl oldu da çiçeğe dönüştü. Peki o çiçek sonra neden meyve oldu. Ben onu nasıl yiyorum? Ben niye bu suyu içiyorum, her susadıkça diye düşüneceksin… İşin ne? Koskoca dünya senin…Düşün!

Belki de ilk farkettiğin bu olacak kimbilir ! Düşünüyorum ! diyeceksin… ve işte ilk izi buldun. Sen insansın, düşünebilir, algılayabilir, yetenekleri olan bir varlıksın. Boşuna demediler: Düşünüyorum, öyleyse varım. Diye !

Sonra bir ayılacaksın ki, etraf insanlarla, kavgalarla, gökdelenlerle dolu. Medeniyetler almış başını gidiyor. Elmanın düşüşüyle başlayan hikaye metafizikle yoğrulmuş en son noktaları zorluyor… bu kadar gelişmeye rağmen hala su içiyoruz, hala topraktan geleni yiyoruz. Biz böyle yaşıyoruz. Hayat gelişiyor ama biz hala en basit halimizle duruyoruz…

Bu değişmiyor ve ilim ne kadar çabalarsa çabalasın bunu yapamayacak. Bunun bir versiyonunu üretebilirler…ama hiç birşey organiğin yerini tutmuyor, değil mi?:)

Bu inanılmaz değişim, insanlar için olan herşey aslında bir ayna gibi. İnsan malesef insanlığa bir türlü yetişemiyor… Film endüstrileri bu yüzden imkansız kahramanlar tasarlar ve zafer hep insanlığın olur…Sonunda da ya yeni doğan bir bebek ya da açan bir çiçek koyarlar… ama genelde insanlığın toplum olma biçimini sergileyen bayrak dalgalandırmak modadır…O yüzden Bruce willis kafasına f 16 çarpsa bile ölmez çünkü o ölürse insanlık ta ölecektir. Bu insanlığın imkansızlıkara olan yalan hayalleri bitmez arkadaş… Oysa bazılarının bu yalan dolu sembolleri hep dalgalanır, sen de bunların sarhoşluğunda dalganırsın… Para ahmaklığının odağında, insan inançlarının sömürülmesi vardır ve bu sömürge bugün kü devletleri şekillendirmiştir ve biz de o devletlerden birinde ikamet ediyoruz.

İnsanlık hep bu soruların cevapları için merak etti, araştırdı, buldu, kullandırdı, gelişti hala da arıyor. Mars ta su olmasa da arıyor… Ama biz çok daha önceden bulduk cevabı. Araştırmaya, yapmaya, bu hayatı anlamlı kılmaya, yarınlara bırakmaya bazı şeyleri ne gerek var ! Buluşun allahını yaptık biz. Yani Allah dedik… O sebeple düşünmeye gerek yok… Yaşasın tam bağımsız Türkiye !

İnanç, sizin düşünebilme yetinizin sınandığı bir kavramdır. O düşünceler deneyimlere, eylemlere dönüşür.  Anlarsınız, insan nedir, alet nedir, aş nedir? O düşüncelerdir ahlak kavramını ruhunuzda büyüten çünkü ahlak, insan sevgisinin sana anlattıklarıdır… Bu yüzden ne ekersen, onu biçersin derler. İnsan sevgisi ek, etrafında sevgi dolu insanlar olsun. Mutluluk ek yani mutluluğunu yaşa ki, etrafında kuşlar ötsün… Yani kalp beynin anahtarıdır. Onu kullanmadan beynini çalıştıramazsın. ( tıp bunu beyne kan gitmemesi olarak tanımlar ve beyin ölümü gerçekleşti der ) Makinaya bağlı, yaşatıyorlar derler. Daha önce nasıl yaşıyordu ki…

Makinaya bağlı yaşam anlamı itibariyle hassas bir konudur. Sizin dışınızdaki herşeyin sizi yaşatması bir anlamda budur. Buna inançlar da dahil. Satırlarım dinlere bir inkarı içermiyor. Aksine büyük bir hayranlık var içinde… Kuran ı Kerim bu anlamıyla insaanlığa inanılmaz bir belge koyuyor ortaya. İnsan olmanın ne anlama geldiğini, nasıl yaşanması ve daha da önemlisi şu yalnız evrende kısa bir süre sonra bitecek olan yaşantını, duygularını, benliğini nasıl geliştireceğini anlatıyor… Sana sadece aklını kulan, yaşa, mutlu ol, eğlen ama mutlaka geliş diyor ! İbadet inancın göstergesidir, gerçeği değil… Gerçeği, insan olmanın vasıflarında gizli. O da senin tercihlerinle oluyor… O zaman bi hafif rüzgar hissedersin…Anladıkça seversin, sevdikçe ilgilenirsin, ilgilendikçe öğrenirsin, öğrendikçe başarırsın…Ve başarınca mutlu olursun..İşte hayat böyle dolar ve bu bir zincirdir. Bir halkası eksikse kopmuştur artık…

Eski medeniyetlerde inanç, kitaplar öncesi yaşamlarda bir çok peygamberin arasındaki benzerlikleri kanıtladı. İnanç olarak  yıllarca toplumların kandırıldığını iddia eden kanıtlar da ortaya atıldı. Yani bazı inançları temelden sarsacak iddialar bugün su yüzüne çıktı. İslamiyet dışındaki dinlerden bahsediyorum… Bunun dışında rivayetler, binbir felsefeler eşliğinde toplumların güdülebilmesi için en acımasız silah olarak kullanıldı. Büyüler, takvimlerin dünyanın sonu felsefeleri, herşey… Hatta toplumsal düzenin değerleri bile. Siyaset bile…Bu rantlar değerleri yıkılmaz…yıkılamaz… Dünyanın tüm para ağı, toplumsal alışveriş alışverişleri, din üzerine kurulmuş rant değerleri artık yıkılamaz… Yavaş yavaş değişir, uyanır insanoğlu… Bu bizim hayatımız gibi kısa sürelerde olacak bir şey değil…Peki biz ne yapacağız şimdi ! Önce sevmeyi öğreneceğiz çünkü een büyük ibadet budur. Sonra Allahtan bir şey istemeyeceğiz. çalışacağız, anlayacağız ve başaracağız !

Çıplak olmayı seçeceğiz. Büyük bir dinginlikle kendimize dönüp, sadece bize ait olanı paylaşacağız. Çünkü bu bizi adaletli yapan tek değerdir… İnsanların soru işaretleri ve bitmeyen merakları yarının teknolojileri veya hayatı kolaylaştırmak için değil çünkü… İçinde saklı olanı bulmak için. Anlamak için… Nereden geldiğimizi bulmak için… Bu hırs insanların hala bu gerçeği bulamadığını gösteriyor…Ya da baktılar bu iş te onlara para var, unuttular gerçekleri, milletleri illet etmekle meşguller. Dikkat çeken bir konu vardır: İslamiyette teslimiyet Allahadır. Siyasal bir merkezi yoktur vatikan gibi, onlar gibi inancın bankaları kurulmamıştır. Hz.Muhammed sonrası mezhepleşme olaylarına bakın, arkasında siyasetin izlerini yakalayacaksınız. Ve tabii bu uğurda yaşanan ölümleri… Ve bugün İslami toplumların bütünleşmemesinin temellerinde bu vardır. Aslında bu özgürlüğün temelinde İnsan olma hakkı yatar. Kuran ı Kerim hiç bir zaman bir topluluğa seslenmez, bireye seslenir. OKU der ! oku ki anla, anla ki yaşa… Temelinde gerçekler olmayan dinler gibi korku imparatorlukları yoktur.Birey olabil ki, anla! Üstünde bir baskı hissetmeden…

İnanmak kelime anlamıyla karşındakine yani konuya tam teslimiyet içinde olduğunu, güvendiğini tanımlar. Bunu sağlamak için karşımızdaki olguyu her yönüyle inceleriz ki inanalım. Şimdi o gözlerle kalbinize yüklenin ki beyninize kan gitsin… anlayarak yaşayın…  O zaman anlar ve yaşamın ne kadar büyük bir armağan olduğunu bilerek yaşarsınız… O dünyada kural yok, çünkü kural yıkacak olan yok…O dünyada seks yok, çünkü sevişmek var… Kural yok çünkü sana değen herkes insan olmanın kuralını kavramış…!  Nerde o dünya dersen, o dünya sensin derim…Sen yoksan o da yok…

Şu söz ne güzel!! Dünyayı değiştirmek istiyorsan önce kendinden başla…

Argün albayrak

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: