Kistal Elma Parametreleri ve Ajanslar – Argün Albayrak

Kristal Elma Parametreleri ve Ajansların Yapıları:

Herkes te bir heyecan daha yaşandı ve bitti. Reklam sektörümüz yine Oscar’lrını dağıttı. Mutluluk ve hüzün bir çok ajansta eş zamanlı yaşanıyor. Klasik ödül sonrası tribal enfeksiyonlar bunlar.. Geçer gider ve seneye tekrar canhıraş ödüle iş yetiştirme dönemleri gelir… Ancak şimdi ki analiz farklı çünkü ajansların yaptıklara işe nasıl baktıkları da gün gibi ortaya çıkıyor: Takke düştü kel göründü… Takke düşse ne yazar. Bu yönetim anlayışları devam ettiği sürece kim kel, kimin saçı var biliyoruz zaten.

Ajanslar net bir biçimde üç’e ayrılmış durumda. Para kazanma odaklı iş adamı anlayışlı ajanslar… Yaratıcı odaklı kültür ajansları… Ve para kazanmanın yaratıcı yollarını keşfetmiş ve uygulayan ajanslar.

Para kazanmaya odaklı iş adamı anlayışı; Reklamın bilek gücünü yani yaratıcılığı es geçtiği için haklı bir mutsuzlukla ayrıldılar. Kristal Elma kaça kardeş? İşte bir Zihniyetin iflas bayrağı bu. Ama bu reklamverenler oldukça onlar para kazanmaya devam ederler. Para kazandıranları öyle çok ki. Şirketleşme kurgularındaki yaratıcılığınızı biraz da işinizde kullansanız olmaz mı? Belli ki bu tip ajanslarda yönetim anlayışı çalışanlara da sirayet etmiş ki, sadece o ismin gölgesinde uyumayı başarı olarak kabul edip yan gelmiş yatıyorlar… Onlar üzülmüş müdür? Eğer üzüldülerse bilsinler ki bu hiç bir şey yapmadan verilen bir ödül değil. İşmizin özünde hizmet verme kavramı dışında bir de neyin hizmetini verdiğimiz sorusu var. Reklam ajansları, entellüktüel bilgisini yaratıcı ve özgün bir biçimde yoğuran, planlayan ve icra eden kuruluştur. Bunun olabilmesi için de iç dinamiklerinizin şirket misyonuna vakıf, sorumlu kişilerden oluşması ve evrensel anlamda reklam bigisini yalamış yutmuş olmaları şart. Şirketler patron şirketi olmaktan çıktı. Her masanın başında senin, benim gibi profesyoneller oturuyor ve bir çoğunu da bilirim. Bunlar konu yaratıcılık ve reklam konu olunca mangalda kül bırakmazlar. Peki neden ve nereden çıkar bu işler ve neden gelir de bizi şişler !  Toplantı masalarının profesyonelleri ilk önce bunu cevaplasın. Hizmet sektörü kavramında Ulu Devletlüm diye bir ilke artık yok. Yoksa var mı? Hem nasıl var biliyor musunuz… Kristal Elma listesine bakın anlayacaksınız kimlerden dert yandığımı. Reklamveren olarak ta tabiiJ

Bir de yaratıcılığı meslek edinmiş ajanslar var. Koca bir bravo diyeceğim de; o sesi ancak ben duyarım…Hani alkışlıyor gibi yaparız ya…İşte öyle. Hangi başarıyı… Al sana Elma ! Oldu mu, bitti mi… Bitmedi. Bu ajansların kendilerini aşamama gibi bir uluslararası olmama sorunları var. Daha küçük bütçelerle, daha yerel müşterilerine nitelikli hizmet verip para alırlar ve çalışmaları da ödüllendirilir. Kendi içine kapalı düşünce klanları şeklindedirler… Pazar yeri zırıltısı içinde çok görmesek te, yaptıkları manevralar küçük hedef kitlelerle tatlı bir biçimde karşılaşmalarını sağlar. Bir gün onların da farkına varabilecek uluslararsı çapta müşteri bilincinin yerleşmesi dileğiyle diyor ve geçiyorum,

Yaratıcı odaklı Para kazanan Ajanslara. Bu ajansların çoğu yabancı, yabancı olmasana ama bir çoğunda iş yapma kültürü yerel ve kendini kurum olarak iyi yetiştirmiş mekanizmalar. Ortalığı da onlar süpürdü zaten… İşte onlara giden alkışa da bravo ! Çünkü iş yapma bilinçlerinden çok arzuları ve reklam ihtirasları işlerine yansıdı. Bunda yaratıcı bir yönetim anlayışı da göze çarpıyor… Diğer yönlere odaklananlara ders olsun.

Gel gelelim Kristal Elma olayına. Bu yarışma özü itibariyle tekrar tanımlanmaya muhtaç. Herkes en yaratıcı benim ki demek istiyor. Bu gerçekten yeni yüzyıl silahı olan bir iş kolunun salt yaratıcılık boyutunu mu temsil ediyor yoksa marka. Ajasns müşteri iletişiminin nasıl başarıya dönüştüğün mü? Bana sorarsanız ikisi de değil.. Tersten düşünüldüğünde; Eğer konu yaratıcılıksa bol popülizm katkılı rondo kreması ile draması gibi bir sığlık neden Elmanın en hasını alır… Eğer yaratıcılık başarıyı getiriyor, ona ödül veriyoruz diyolarsa; Güldürmeyin kimseyi derim… Çünkü rakamlar piyasaya giren ürünlerin reklamla nasıl ivme kazandığını biliyoruz. Salt başarı da bir kategori olabilir. Yaratıcılık aranmadan… Yani bu iş kristalize bir kavramkargaşası olmaya devam edecek… Ancak şu önemli. Bu, sektörün ve reklamverenlerin arasında içsel bir reklam sanatının boy gösterisi olabilir… Öyle de olsun bence !

Can sıkan konulardan biri de şu ki; Türkiyeli markaların, Türkiyeli ajanslarının neredeyse yok denilecek kadar az olması… Atatürk olgusunun sırtına binip te Elma alamayanlar. Bir kere daha düşünsünler…

Kısacası; yaratıcı insan çok, yaratıcı iş az… reklam ajansı çok, reklamcı az… sonuç:

Hayatın draması varsa, rondo’nun da kreması var…

Argün albayrak

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: